Kebap; genelde mangal, odun ateşi gibi geleneksel pişirme yöntemleriyle pişirilen, tercihen günümüz fırınlarında da pişirilebilen et yemeklerinenin tamamına denir. Çoğu ızgara usulüdür ama orman kebabı gibi sulu ev yemekleri de bu kategori içindedir. Genelde kuzu, koyun veya dana eti kullanılır. İştah açan görüntüsü, nefis baharatları ile lezzet tutkunlarının en keyifli deneyimlerinden biridir.
Oldukça geniş olan Türk mutfağının önde gelen yemeklerindendir. Şişe dizilip ateşle veya ızgarada su kullanılmadan pişirilir. Genelde Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da en çok bilinen türleri vardır. Adana ve Şanlıurfa arasında kendi tarzlarında pişirme teknikleri, acı ve baharat kullanımı gibi konulardaki farklılıklar sebebiyle dostane bir çekişmeye de denk gelmekteyiz.
Kebabın ülkemizde ve dünyada ne kadar değerli olduğundan bahsettik. Peki bu tarihin çok eskilere dayandığını biliyor muydunuz? Hadi gelin bu konunun da derinlerine inelim. Aslında bu yemeğin tarihi insanlığın ateşi bulmasıyla başlar. Ateşle ne yapılacağını düşünen ilk insanlar üzerinde et pişirmeyi denemiş ve bu fazlasıyla hoşlarına gitmiş.
Anadolu'ya yerleşmeden önce Orta Asya'da göçebe hayat tarzını benimseyen Türkler de hayvancılığa da oldukça ilgilidir. Etlerini koruma ve çeşitli pişirme yöntemlerini deneyen Türkler günümüz kebabının ilk adımlarını atmışlar.
Yıllar içinde özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde özellikle saray mutfağının vazgeçilmezi olmuş ve zamanla bütün Anadolu'ya yayılmıştır. Yemek yemeyi çok seven atalarımız o yıllarda Anadolu'nun dört bir yanında kebabı çeşitlendirmiştir.
Günümüzde özel günlerde de sıkça adını duyduğumuz kebap dünya mutfağında büyük bir yer edinmiştir. Özünde eti ateşte pişirmekten gelen bu ziyafet bugün bütün dünyanın bildiği başlı başına bir değerdir.
Günümüzde kebap denince ilk akla gelen şüphesiz Adana kebabıdır ve biraz acıdır. Aman dikkat! Ağızlar yanmasın.
Peki nasıl yapılıyor bu Adana? Yapılışını ve bazı püf noktalarını sizler için derledik. Hadi gelin bunları biraz inceleyelim.
- Et; zarından, sinirinden ve damarlarından tamamen ayrılmalı ve sonrasında dinlenmeye bırakılmalıdır.
- Et, kuyruk yağı ve baharatlardan başka bir şey ilave edilmemelidir.
- Et olarak kuzu eti seçilmelidir.
- Et bir süre dinlendikten sonra zırh ile kıyılır. Bunun zırhla yapılması son derece önemlidir.
- Kıyılan et ve kuyruk yağı çeşitli baharatlar ile birleştirilip güzelce yoğurulur. Kuyruk yağı ve et oranına da dikkat edilmelidir.
- Yoğrulan karışım bir süre daha dinlendikten sonra özel şişlere geçirilir.
- Pişirme işlemi yapılırken ateş doğru seviyede olmalıdır. Ateş gereğinden fazla olursa dışı pişerken içi çiğ kalabilir.
Servis veya dürüm olarak tercih edilen bu dünya lezzetinin yanına salatalar, pişmiş soğan ve çeşitli mezeler çok yakışacaktır. Şalgam ve buz gibi ayran da lezzetine lezzet katar tabi. Bu lezzeti Sarnıç Restaurant farkıyla tatmayı unutmayın.
Peki sadece Adana mı?
Hiç kuşkusuz ki ülkemizin yemek kültürü çok geniş. Biz Türkler et yemeyi çok severiz. Adana kebabı dışında birçok yöremize özgü farklı türleri vardır. Gelin biraz da bu türlere yakından bakalım.
Şanlıurfa: Eti Adana kebabına göre daha az baharatla yoğrulmuştur ve daha az acılıdır. Şişleri daha incedir ve kendine özel sunumu vardır. Acı istenirse sonradan eklenebilir. Ülkemizin dört bir yanında rağbet gördüğünü söylemek yanlış olmaz.
Gaziantep: Gaziantep gastronomi konusunda ülkemizin önde gelenlerindendir. Bunlar içinde kebap olmazsa olmazdı zaten. Ali nazik, şiş kebabı, küşleme gibi çeşitlerle özdeşleşen şehrimiz de lezzet adına iyi bir seçim olacaktır.
Bursa: İskender kebabı, döner ocağında pişirilir üstüne salçalı sos,tereyağı ve yoğurt ile servis edilir. Marmara bölgesinden çıkan bu lezzet çok sevilir ve sıklıkla tüketilir.
Erzurum: Erzurum cağ kebabı özellikle pişirilme şeklindeki farklılıkla öne çıkar. Yatık bir şişte genelde meşe odunu ile pişer. Reyhan ve biraz soğan ile yoğurulur. Coğrafi tescili ile Erzurum'un en önemli yemeklerinden biri olmuştur
Hatay: Kendine özgü kağıt kebabı ve tepsi kebabı gibi yemekleri vardır. Çok çeşitli Hatay mutfağı da kebap konusunda vazgeçilmez bir lezzettir.
Ülkemizin lezzetleri saymakla bitmez. Dünyada da adından sıklıkla söz ettiren kebap, fazlasıyla çeşitli olması ve gerçekten tadı damakta bırakması sebebiyle yurtdışında da çokça bilinir. Sadece Orta Doğu'da değil Avrupa'da da bu durum çok farklı değil. Turistler ülkemizin gastronomisini çok beğenmiş ve bu yemeği en iyiler listelerine layık görmüşlerdir. Haksız da sayılmazlar…
Bu lezzet, Türk mutfağının en gözde lezzetlerinden biri olarak sofralarımızı süslemeye devam ediyor. İster mangalda ister fırında pişsin, bu keyif sadece etin lezzetiyle sınırlı kalmaz. Yanında sunulan mezeler, salatalar ve içecekler, bu eşsiz lezzeti tamamlayarak damaklarda unutulmaz bir tat bırakır.
Peki, birlikte en iyi hangi mezeler ve salatalar gider? İşte lezzeti zirveye taşıyan harika eşlikçiler!
Kebap gibi yoğun ve baharatlı bir yemeğin yanında hafif bir mevsim salata olmazsa olmaz! Taze marul, domates, salatalık, havuç ve mor lahana gibi sebzelerle hazırlanan bu salata, limon suyu ve zeytinyağı ile tatlandırıldığında bu lezzetle mükemmel bir uyum yakalayacaktır.
Domates, biber, soğan, maydanoz ve sarımsak gibi malzemelerin ince doğranıp baharatlarla harmanlandığı ezme salata, kebapların en iyi yan ürünüdür. Hafif acılı yapısıyla damakta tat patlaması yaşatır ve kebabın lezzetini tamamlar.
Çoban salata, domates, salatalık, biber ve soğanın lezzetli birleşimidir. Zeytinyağı ve limon suyu ile tatlandırıldığında harika bir uyum sağlar. Hem hafif hem de ferahlatıcı bir alternatif sunar.
Ortadoğu mutfağının vazgeçilmezi olan humus, nohut ve tahinin uyumuyla meydana gelen bir lezzettir. Üzerine gezdirilen zeytinyağı ve kırmızı toz biberle sunulduğunda, sofralara farklı bir tat katar.
Közlenmiş patlıcan, sarımsak, limon suyu ve zeytinyağı ile hazırlanan patlıcan salatası, ızgara lezzetiyle bütünleşerek damakta eşsiz bir iz bırakır.
Yoğurt bazlı mezeler, kebabın yoğun baharatlı yapısını dengelemek için mükemmel bir tercihtir. Cacık, yoğurtlu biber veya yoğurtlu közlenmiş sebzeler, kebapların yanında hafif ve serinletici bir tat sağlar.
Lahana, salatalık ve biber turşusu, bu lezzetin ağır yapısını dengeleyen ekşi ve hafif tuzlu lezzetiyle sofraların vazgeçilmezidir. Özellikle şalgam suyuyla birleştiğinde muhteşem bir uyum yakalar.
Bu yemeğin yanında taptaze bir lavaş veya çıtır çıtır bir pide olmadan olmaz. Kebabın suyunu emerek lezzeti artıran bu ekmekler, aynı zamanda doyurucu bir seçenek sunar.
Yoğurt, su ve tuzun birleşimiyle hazırlanan ayran, ürünün baharatlı yapısını hafifletirken serinletici etkisiyle de ön plana çıkar. Her lokmada damağınızı tazeleyerek bu lezzetin keyfini ikiye katlar.
Özellikle Adana kebabı denildiğinde akla gelen ilk içeceklerden biri şalgam suyudur. Hafif acı ve ekşi yapısıyla bu yoğun lezzeti dengeler ve mideyi rahatlatır.
Kebap keyfi, doğru eşlikçilerle birleştiğinde tam anlamıyla bir ziyafete dönüşür.
Bir sonraki kebap sofranızda bu eşlikçileri mutlaka deneyin, farkı hissedeceksiniz!
Afiyet olsun 🌸